.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş|

namaz nedir?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Yönetici
Yönetici
avatar
mesaj sayısı : 154

kayıt tarihi : 12/06/10


MesajKonu: namaz nedir? Ptsi Haz. 14, 2010 10:04 pm

Namaz; cemaat halinde
eda edildiği zaman,
aynı saftaki müslümanı sosyal ve siyasi eşitliğe,
evrenselliğe,
kardeşliğe ve diğer kardeşleriyle ilgilenmeye,
onları desteklemeye teşvik eder.
İslam'da namaz Peygamber Muhammed (s.a.v.)'e vahiy
suretiyle
anlatılmış, sınırları ve şekli belirlenmiş özel bir
ibadettir.
Biçimindeki herhangi bir değişiklik onu hükümsüz
kılar. Namaz,
formal olduğu kadar, bütün müslümanlara farz kılınmış
bir disiplindir.
Onu mü'minlere mecbur kılmakla İslam, mensuplarını
disipline etmeyi
amaçlamış ve Allah'ın varlığının sonsuz bilincini
korumuştur.
Namaz, zamanı bölümlere ayırarak müslümanı sağlıklı ve
düzenli
bir hayata alıştırır. Temiz suyla alınan abdestle o,
tazeleyici
ve temizleyici bir ameliye olarak kabul edilir. Ayağa
kalkma,
diz çökme, secde ve oturma değişimleriyle, aynı
zamanda vücut
içinde bir egzersiz görevi görür . Namaz maddi ve
manevi itminanı
ve ruhi hazzı beraberinde getirir. Zihni günlük
işlerden uzaklaştırmak,

Allah'a ve O'nun emirlerine ve
varlığına konsantre olmak, kendini
mutlak ve evrensel hükümdarlığa yükseltmektir. İbadet
eden kişi,
bu gibi uygulamalarla hayata ve onun problemleriyle
karşılaşmaya
öncekinden daha hazır olarak çıkar. Namazın mahiyeti,
dini ibareler
yoluyla akla gelen fikirler, insanı arzu dolu kılar; onu
hayırlı
işlere yöneltir; kötüden kaçınmaya, dünyayı iyilikle
doldurmaya
olan azmini güçlendirir. Nihayet cemaat halinde eda
edildiği zaman,
aynı saftaki müslümanı sosyal ve siyasi eşitliğe,
evrenselliğe,
kardeşliğe ve diğer kardeşleriyle ilgilenmeye, onları
desteklemeye
teşvik eder (*).
Kainattaki bütün varlıklar; güneş, çayır, çimen,
ağaçlar, zikir
halindedir. Sürü halinde uçan kuşlar, dağlar, taşlar
keyfiyeti
bize meçhul bir tesbihat ile Allâh'a kulluk ederler.
Bitkilerin
ibadeti kıyam halinde; hayvanlarınki rükû halinde;
cansız olarak
isimlendirilen nesnelerinki de yere kapanmış
vaziyette, yani secde
halindedir. Sema ehlinin durumları da böyledir.
Meleklerin bir kısmı kıyamda bir kısmı rükûda,
bir kısmı secdede bir kısmı da tespih ve tehlil'de...
Ancak Allah'ın
mü'minlere bir miraç olarak ikram ettiği namaz ibadeti
ise bütün
ibadetlerin camî (tamamını bünyesinde barındıran) bir
muhtevadadır.
Dolayısıyla gerçek namaz kılanlar yerde ve gökte tüm
varlıkların
yaptığı ibadeti içine alan bir ibadet yapmış olurlar.
Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki:Namaz, yüce ve büyük
olan Allah'ın
rızasını kazandırır. Meleklerin sevgisine nail eder.
Peygamberlerin
yoludur. Mârifet nurudur. îmanın aslıdır. Duanın
icabetine vesiledir.
Amelleri makbul kılar. Rızka bereket getirir. Vücuda
rahatlık
verir. Düşmanlar üzerine silahtır. Şeytanı
uzaklaştırır. Ölüm
meleği ile musallî arasında şefaatçidir. Kabirde
kandildir ve
orada yaygıdır. Münker ve Nekir meleklerine cevaptır.
Kıyamete
kadar kabirde can yoldaşıdır. Kıyamet günü olduğunda
namaz kılanların
üzerine bir gölgeliktir. Başına taçtır. Bedenine
elbisedir. Önünde
giden nurdur. İnsanlarla arasına getirilen bir
perdedir. Rableri
huzurunda mu'minlerin hüccetidir. Mizanda ağırlıktır.
Sıratta
geçiştir. Cennete anahtardır. Çünkü namaz tesbihtir,
hamttır,
tâzimdir, kırât ve duadır. Hasılı faziletli amellerin
tümü, vaktinde
kılınan namazdadır. (Tenbîhü'l-Gafilîn, 293)

Namaz Nasıl Farz Kılındı?
Farzlar, Hazret-i Peygamber - sallâllâhü aleyhi ve
sellem-'e
Cebrâil vasıtasıyla bildirilmiştir. Fakat beş vakit
farz namaz,
bunlardan ayrı olarak mirâc gecesi bizzât Cenabı Hak
tarafından
Âlemlerin Efendisi'ne bir hediye kabîlinden takdim
buyurulmuştur.
Başlangıçta elli vakit olarak farz kılınan namaz, Musâ
-aleyhisselâm-'ın
semâda Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve
sellem-'e ;"
- Yâ Rasûlallâh! Ben, senden evvel İsrâîl
oğulları'nda tecrübe
ettim. Elli vakte senin ümmetin de güç yetiremez!"
şeklindeki tavsiyesi dolayısıyla Rasûlallâh
-sallâllâhü aleyhi
ve sellem-, o gece Cenâb-ı Hakk'a beş defa mürâcaat ve
münâcat
eyledi. Nihayet namaz beş vakte indirildi.
Hazret-i Mûsâ, Peygamber Efendimiz -sallâllâhü aleyhi
ve sellem-'e
;"
- Buna da güç yetiremezler!" dediyse de Rasûlallâh
-sallâllâhü
aleyhi ve sellem-;"
- Bundan başka tenkîsi Rabbimden istemeye hayâ
ederim." diyerek
beş vakitte karar kıldı.Ancak Cenâb-ı Hak, Hazret-i
Peygamber
- sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in duâsı bereketiyle
merhamet eyleyip
namazı beş vakte indirmenin yanında o vuslat gecesi
olan mirâcda
Resûlü'ne şu müjdeyi de lütfetti:"Ey Resûlüm! Benim
katımda söz
asla değişmez. Bu beş vakit namazın karşılığında sen,
elli vaktin
ecrini alacaksın." (İbn-i Mâce, İkâmetü's salât, 194)
Hazret-i Peygamber - sallâllâhü aleyhi ve sellem-,
ümmetine bu
beş vakit hususunda şöyle buyurur:Allâh Teâlâ buyurdu
ki; "Senin
ümmetine beş vakit namazı farz kıldım. Kendi katımda
verilmiş
bir söz vardır. Kim o namazları tam vaktinde kılarsa,
onu mutlaka
cennete sokacağım. Kim de o namazları korumazsa,
katımda ona verilmiş
hiçbir söz yoktur."(İbn-i Mâce, İkâmetü's salât, 194),
(*) İslam Kültür Atlası, İsmail Raci ve Luis
Lamia el-Faruki s.162.,
İnkılab Yay., İSTANBUL.
admin ; Kullanıcısının İmzası

_________________
PAYLAŞIM KRALI SİTENİN ADMİNİ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://paylas-tr.dust.tv

namaz nedir?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

 Konu Etiketleri Etiketler
 Konu Linki Konu Linki
 Konu BBCode BBCode
 Konu HTML Kodu HTML Kodu
Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PAYLAŞ PAYLAŞABİLDİĞİN KADAR :: Dinimiz :: Temel Bilgiler-